Eskişehir’de öğrencilerin dört gündür süren protestoları, 22 Mart gecesi polis şiddetiyle karşılandı. Köprübaşı’nda toplanan öğrencilere TOMA ve biber gazıyla saldıran polis, barikatı aşmaya çalışanları darp etti.
Saldırı esnasında yere düşen bir öğrencinin maskesinin çıkarılarak, yüzüne özellikle doğrudan biber gazı sıkıldığı görüldü. Polis saldırısı sırasında, yaralanan bir öğrencinin kanı alanda, yerde tespit edildi. Birçok öğrenci gazdan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Bu görüntüler, müdahalenin şiddetini bir kez daha gözler önüne serdi.
Biber gazına maruz kalan öğrenciler yanma, nefes darlığı ve çeşitli sağlık sorunlarıyla acil servislere başvurmak zorunda kaldı. Polis şiddetine rağmen geri çekilmeyen öğrenciler, barikatları aşarak direnişi büyütme kararı aldı.
Eylem Kırma Girişimi ve Barikatı Yıkma Çağrısı
CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, öğrencileri barikatın önünden uzaklaştırmaya çalışarak, Ulus Anıtı önüne kurulan çorba çadırına yönlendirme girişiminde bulundu. Yalaz’ın bu çağrısına Eylem Komitesi sert tepki gösterdi.
Öğrenci hareketinin iradesine sahip çıkan Eylem Komitesi, eylem kırıcı girişimlere izin vermedi. Komite, "Barikatı yıkma" çağrısı yaparak, kitleyi harekete geçirdi. Bu çağrıyla birlikte öğrenciler barikata yüklenerek geri adım atmayı reddetti ve direnişi büyüttü.
CHP’li Talat, eylem kırma girişimlerinin sonuç vermemesi üzerine polis saldırısından hemen önce alandan uzaklaştı.
Öğrencilerden Kararlı Açıklama: “Baskılar Bizi Yıldıramaz”
Polis şiddetine rağmen mücadeleyi sürdüren öğrenciler, bir basın açıklaması yaparak eylemlerine devam edeceklerini duyurdu:
"Eylemimizin 4. gününde baskılar büyüdükçe kalabalığımız ve kenetlenmemiz de büyüyor. Halkın seçme ve seçilme hakkına darbe vurulmasının önüne geçmek için sokaklara çıktığımız bu yolda, polis şiddetine karşı dimdik duruyor, tutuklanan ve gözaltına alınan arkadaşlarımızın seslerini duyurmak için daha gür seslerimizle haykırmaya devam ediyoruz."
Öğrenciler, mücadelenin yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yapılan müdahaleyle sınırlı olmadığını, tek adam yönetiminin her alanda baskıyı artırdığını vurguladıkları açıklamada şunları söyledi:
"Üniversiteler kayyum rektörlerin değil, bizlerindir! Bizler üniversitelerden yükselttiğimiz sesi memleketin bütününe yayacak ve mücadeleyi ilmek ilmek öreceğiz."
Ekonomik kriz ve baskı politikalarına da değinen öğrenciler, “Halkın açlığa, işsizliğe, karanlığa sürüklendiği bu sefalet döneminde en temel ve demokratik haklarımızı bile alamaz hale geldik. Geleceğimizi çalanlara karşı ses çıkarıyoruz, çünkü özgürlüğün sandıkta değil sokaklarda olduğunu biliyoruz” dedi.
Boykot ve Mücadeleyi Büyütme Çağrısı
Eskişehir’deki öğrenciler, ODTÜ’de polis şiddetine karşı direnen öğrencilerle dayanışma mesajı vererek, "Bizler de ODTÜ'de polis şiddetine karşı direnen arkadaşlarımıza burada mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz!" dedi.
Öğrenciler, Pazartesi gününden itibaren üniversite boykotu çağrısı yaparak, baskılara karşı mücadeleyi büyütme kararı aldı.
Gözaltılar ve Organize Saldırılar
20 Mart günü gözaltına alınan öğrencilerin gözaltı süresi 24 saat daha uzatıldı. 22 Mart akşamı yapılan saldırı sonrası, polisin organize bir şekilde "yakaladığı herkesi" gözaltına aldığı bildirildi.
Ayrıca, öğrencilerin geçmişte Ali İsmail Korkmaz gibi isimlerin ara sokaklarda katledilmesinden dolayı ara sokaklara giremediği, ana arterlerden evlerine dağılmaya çalıştığı; sığınmaya çalıştıkları bazı mekanların ise öğrencilere karşı kapılarını kitlediği ve yüzlerine karşı güldüğü öğrenildi.